Sevgiliye Mektuplar

ben sana kalbimi verdim

İsmi vermek iStemeyen arkadaşımız sevgılısıne yazdı mektubu herkezın okuması rıca edıyorum herkezı etkılıcene emınım bu mektubun bılgılerını sıtemızde bula bılırsınız

Sabah erken terminale indim. Çantamı yere bırakıp öylece beklemeye başladım. Bilinçsizce gözlerim etrafı tarıyordu, biliyorum beklemiyordun ama yinede gözlerim seni arıyordu eskiden kalma bir alışkanlıkla… Sen uzun bir zaman önce gitmiştin bu kent de biliyorum ama inatla gözlerim seni arıyordu yine de, arada geçen bunca zamana rağmen…

Soğuktu, Ankara’ya kar yağıyordu, üşüyordum… Benim de düşlerim yağdı Ankara’ya… Ellerimi cebime soktum bir süre öylece bekledim… Sanki biraz sonra bir köşeden çıkıp gelecektin, sadece birazcık geç kalmıştın; koşarak çıkıp merdivenleri gelip sarılacaktın hasretle…

ben sana kalbimi verdim

Biliyorum uzaklardasın şimdi .. Kimlerlesin kimbilir, yalnızsın belki de benim gibi şu an..? Oralar da soğuktur belki, üşüyor musun..? hala canını sıkıyor mu, bir ömür tükettiğin bu hayat kavgası..?
Beni sorma! Suyu tükenmiş limanların denizlerine yürüyüp duruyorum hala… Hayatımın sesi kısılmış, yaşlanmış dudaklarımdaki kelimeler, kimse aramıyor, anlamıyor beni… Unutulmuşum anlayacağın…

Beklerken gözlerin geldi gözlerimin önüne, dudakların, duruşun, gülüşün, sevgiyle bakışın… Sonra aklım ayrılığın bir burgu gibi işlediği yüzüne bakmaya, elini tutmaya korktuğum günlere gitti. Burgu ağır ağır işliyordu içime, ağır döndüğü içinde daha çok acıtıyordu…

ben sana kalbimi verdim

Yıllardır bu terminale her gelişimde aynı acıyı duyarım, aynı özlemi hissederim, aynı hüznü yaşarım… Oysa aradan uzun yıllar geçmişti ama her şey daha dünmüş gibi gözlerimin önünde canlanıyordu…
Ne zaman bu terminale insem içim burkulur, gözlerim durup durup dolar. Her esen yelde, yağan yağmurda, çağlayan ırmakta, uğuldayan ormanda senin kokunu duyarım…
Her esintide soluğunu hissedip içime ferahlık dolar ve her yokluğunu yokladığımda ruhum sızlar.

Çekip gitmiştin kalbinin bütün kapılarını kapatarak ardında.. Durmadan büyüdü içimde yokluğun. Günler aylar, yıllar geçip gitti ardına bakmadan ama sen yoktun gelmiyordun… Gelmiyeceğini biliyorum beklemem nafile ama yine de köşe başlarına bakıyorum belki bir köşeden çıkar gelirsin diye.. Uzaktasın oysa ki bir ömür kadar… Özlem tek yönlü bir yol işte gidip de dönmeyen…Ve sen bir yel gibi esip gittin hayatımda ardına bakmadan, ben yelkenleri kırık tekneler gibi bakakalmıştım yorgun denizler üzerinde…

Seni ne zaman ansısam bir hüzün şarkısı kırılır kalbimde; hiç unutamadım ki seni zaten, yıllar oldu buraları terkedip gideli, yıllar oldu ayrıyız, dudaklarımız biribirinden uzak, bedenlerimiz, ellerimiz, gözlerimiz uzak. Oysa aşk karşılıklı sevmektir, dokunmaktır, gerçek aşk paylaşmaktır hayatı. Hala kulağım sesinde, gözlerim etrafta seni arıyorum, çok uzaklarda olduğunu ve gelmeyeceğini bile bile… Kırık bir tebessümdür anımsadığım, bir sevda türküsüydü adın… Herkese bir şeyler verilir belki ama ben sana kalbimi verdim… Kalbimi de alıp gittin beraber…

ben sana kalbimi verdim

Çekip gittin hayatımdan düşlerimi ve anılarımı sarsarak.. hayatımda artık mutluluk olmayacak, teselli olmayacak. Hep bir boşluk, hep acılar, hüzünler olacak…

Şimdi güz sonu, kışa giriyoruz ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Dört mevsim çiçek açtın kalbimde, taze bir yaprak gibi yeşildin, sevgi çiçeğiydin, üzerine çiğ taneleri düşmüş kırmızı güldün, maviydin, beyazdın bütün renklerde sevmiştim seni…
Seni severken hayatı da sevmiştim ben, dünyayı da,insanları da…

Uçup gitti şimdi sevgi kuşları hayatımda. Günlerin, gecelerin tadı yok. Leylası kaybolmuş bir mecnunum, Hiçbir çöl kabul etmiyor beni artık Soğuk karanlık gecelerde kayıp çocuk resimleridir hüznün bir başka adı. Gittiğinden beri kayıp içimdeki çocuk…

ben sana kalbimi verdim

Bana Hayatı Öğreten Adam

Yagmur arkadaşımızdan sevgılısıne yazılan mektup herkezı etkılıyor umarım sızlerde benım gıbı beyenırsınız arkadaşlar bu mektubunun yorumları ve bılgılerı ögrenmek ıcın sıtemize gıre bılırsınız….

Bana Hayatı Öğreten Adam

Gene aynı yerden yazıyorum sana… Sen aynı yerde misin bilinmez. Sevgilim gidişinin arkasından aylar geçti, yıla döndü. Belki geleceksin diye bekledim. Gelecek misin?
Giden unutulurmuş bebeğim.. Ben unutamadım, gidişinden sonra çok ağladım, sensizliğe dayanamadım, sensizlikte yandım. Sonra elime kalemimi alıp hep sana yazdım. Kitaplığımda çok şiirlerim var, çok sevdaları anlatan yazılar, hepsi sana…
Aslında sen unutulursun, gidenlerin hepsi unutulur ama ya yaşananlar… Unutmaya çalışırken hatırlana o anlar.. Sana bunları hatırlatıyorum ben unutmasam da belki sen unutmuşsundur diye… Ağlamıyorum da artık çünkü sen öğrettin bana gülmeyi, sen öğrettin bana hayatla alay etmeyi… Bana o kadar şey öğrettin ki, beni baştan yaratan sen oldun. Şimdi nasıl unutayım, kendime baktıkça hatırlıyorum seni…
Şimdi seni çok özlüyorum çok…ama biliyorum sende unutmadın beni gittiğin yerlerde…gözünde arkada olmasın sevdiğim beni bıraktığın yerde yaşıyorum seni… Sensizlikte zor çekilmiyor ama bunu bile öğrettin bana… Daha neler neler öğrettin… Tek başıma yaşayabileceğim bir aşk bıraktın bana…

Bana Hayatı Öğreten Adam

Sen bana güzelliği, doğruluğu bıraktın ve bir gün beni arasan aynı yolda bulacaksın.
Senden sonra ayakta durmakta zorluk çektim, farkındasın biliyorum ara sıra yıkıldım. Şimdi ayakta durabiliyorum ama arada seni yanımda istiyorum. Bir arıyor sesini duyuyorum, yüzünü görmesem de rahatlıyorum. Sana bir defa sıkıca sarılmak istediğimi söylüyorum. Dayanamayacağını söylüyorsun. Şimdi sensiz yollardayım,gelmeyeceğini bilsem de beni bulunmayan bir dürüstlükle sevdiğini ve hep seveceğini biliyorum….

Bana Hayatı Öğreten Adam

aşk bu işte

Amatör arkadaşlarımızdan muhteşem bir aşk  mektubu daha aşkı muhteşem anlatan arkadaşımızın mektubunu umarım beyenırsınız mektup ıcın bılgılerı sitemizde bula bılırsınız….

aşk bu işte

böylesine severken seni

Seni böylesine severken yokluğunu düşünmek kahrediyordu beni. Aramzıdaki mesafe umrumda değildi. Uzakte da olsan sen her zaman benimleydin. Yemekyerken, müzik dinlerken, yatağıma uzandığımda yanımdaydı hayalin. Artık senden başka bir şey düşünemez olmuştum. Aldırmıyordum geçen zamana ne de olsa her saniyesi her sanisesi seninle geçiyordu. Sabahlara kadar seni hayal ediyordum. Ne çok özlemişim seni bir bilsen.. Gece rüyaklarımda gündüz hayalerimdeydin. Uzakta bile olsan benimleydin. Her gelişinde umudum nefesim oluyordun. Her glişind ebir öncekinden daha çok heyecanlanıyordum. Son dakikalar geçmek bilmiyordu bir türlü. Sana bir an önce sarılmaktan başka bir şey düşünemiyordum. Yanımda olduğun zaman gözlerimin içi gülüyordu. İçimdeki çocuğu susturamıyordum. Beni öpüyordun. Nasıl bir duygudur bu bilir misin? Böylesine severken seni bir gün geldi artık gözlerindeki o pırıltıyı göremez oldum. O gözler benim değilmiydi artık? Hayat bana oyun mu oynuyordu yoksa? Önce seni çıkardı karşıma, rolleri verdi ve sonra oyunu oyunu haber vermeden bitiriverdi. Seni benden almalı mıydı hayat? Böylesine sevmişken seni, daha fazla uzatamazmıydı bu oyunu? Gitmeni hiç istemiyordum. Gidişinle yitecekdi umutlarım, gidişinle kesilecekti nefesim. Senin yokluğunu kim dolduracaktı? Kim süsleyecekti hayallerimi ? Kimi düşünecektim o bitmez tükenmez gecelerde ? Gittin gideli yalnızım buralarda. Bir öpüşün bir gülüşün yetecek hayata dönmeme. Böylesine severken seni, bu karanlık gecelere mahkum etme beni

aşk bu işte

Zamanı geldiginde cekilmeli

Daima kalabilmek icin zamanı geldiginde cekilmek gerekir
Unuttum inan; unuttum bütün benligimı serüvenlerim, hikayelerim nem toplamıs bir bulut gibi döküldü gözlerimden.
Gök yüzünün bu siyaha çalan ucsuz yüzüne bakarak hep agıt yaktım kaybettiklerime.Güzellerim nasılda kaydınız parmaklarımın arasından nasılda caresızce izledim yok olmalarınızı.Bir kibrit yoktu cebimde karnlıgınıza yakacak ucusan ısıgınızda tutunup kalabilecegim yoktu iste yok.
Zarif gumus kadehlerede sunulmus zehir, itiraz etmeden yudumlamısım ve tepkisiz izlemisim ıssızlıgın kanıma islemesini.Isyanları ise hep bu saate gizlemisim, yani kımsenin duymadıgı zamana. Akmıs bır ömürlük serüven donuk bakıslarımda.Duygusuz sönük inkarlarda.Balkonlar aynı,sahıl aynı dert yine aynı.Bu sonuçsuz yalvarıslarımmıs elimde kalan ve kalacak olan, birde bu donuk sessizlik.Hani kelimeler kifayetsiz. Sözcükler anlamsız bu derde düsmeden önce iste aynen öyle.Ögreniyoruz ıste düse kalka ögreniyoruz zulmu,hiçligi.
Bazen bir sabah kalktıgımda yoklugun ısıgına dair hafiften bır ezgi kalıyor aksamki kasırgadan aklımda.Gün dogmus ya gerisi zaten önemsiz.
Siyah bir halının süpürdükçe kirlenen beyaz beyaz pullanan ön yüzü gibi seni düsündükçe dahada bir batıyorum bu cıkmazlıgın dibine. Zaman kanatıyor derin derin yaralar acıyor benim tedavi diye sana gönderdigim merhabalarda. Gün çeliskili dedikodu kabuslarında yarım yarım kararıyor, uzaklaradan ucan bir güvercinin kanatlarındaki guneşsin, ben elimde havlu pesin sıra kosturuyorum.Sitem yok inan sadece caresizce aranıyorum kah klavyede kah kalemle kagıtlarda yuzunu kelimelerle boyuyorum.Birtek dudakların acıkta, onlarada cesaret edemiyorum…

Gittin İşte

Gittin işte:
şimdi yeni bir hayat bekliyor beni ve tabi ki SENİ!
EVET öyle canımın içi……….
Şimdi kim sevecek beni, kim okşayacak saçlarımı,kim bana güzelim dileyecek?
Belki taaaaaa uzaklarda söyleyeceksin ama ben duymayacağım. Tenim teninin sıcaklığını özleyecek,ellerim ellerini arayacak,gözlerim bir köşeden çıkıp gelmeni bekleyecek gelmeyeceğini bile bile……..Artık saatleri saymayacağım seninle buluşmak için,artık bakışlaım anlamını yitirmiş olacak.Belki güleceğim herşeye ve herkese.Kimse bilmeyecek sana olan hasretimi,anlatmayacağım kimselere sana olan sevgimi,kimse bilmeyecek yokluğunda nasıl acı çektiğimi.
belki ikimiz içinde doğru olan ayrılıktı…..Gerçekleri hiç bilmeden,öğrenmeden.Ben şimdi bıraktığın gibi değilim ya sen nasılsın acaba……….Hayat seni hangi yollara sürükledi.Dilerim mutlusundur ben hep senin mutlu olmanı istedim.Benimle olmadı ama bensiz dilerim çok mutlusundur.
Gerçekler inan çok azmış TEK TANEM
Gerçek olan SADE ve sadece ola olan tutkum.sana olan aşkım ve sana olan yeri hiçbirşeyle dolmayan ilk aşkın özlemi.
gerçek olan ve yaşanan benim sana olan sonsuz özlemim.GERÇEK olan sendin TEKTANEM…….
ŞİMDİ hiçbir gerçeğim yok.Herşey sahte,kalabalığın içinde ben yapayanlızım………..
ELVEDA TEKTANEM…………………

Seni Seviyorum

kırık bir kanattı yüreyime taktığın bu sevda senden sonra uçamadım.duygularım hep bir roldü sanki.ağladıkça içim kan kustu gözlerim.yapayanlız geçen günlerimi hep kalabalıktaymışım gösterdim sana.yüzümde gördüğün o tebessüm aslında yorgunlugumdu sensiz geçen her saatte.gözlerine bakabilme ve ellerini birkez tutabilme umuduyla doluyken ben yapamadım.görmedin duymadın ve bilmedin hiçbir zaman acılar içerisinde kıvranırken beni.güçlüydüm düşecektim aslında yada çoktan düştümde dedim ya roldü tüm duygularım. hiçmi bakmadık birbirimize baktık saatlerce günlerce kilometreler bile olsa aramızda gözlerim gözlerindeydi ve yüreğim yüreğinde uyduruk bir dünya bu yaşanılması en güzel duyguları yaşayabilmek zor hemde çok zor.gözlerimden sen düşerken gözyaşı diye ve yüreğim paramparça olmuşken bu gece haykırmak istediğim iki kelime var SENİ SEVİYORUM ama duyuramamki bunu sana çektim gittim buralardan ama sadece gittim ben sen oldugum anda burada kalan gene bendim artık sen bendin ve artık her döndüyümde seni eskisinden çok yüreğime sıgmaz bıldum.küçücük dünyama giriverdin usulca oysa ben yüreğim kadar küçük dünyama seni anlatamadım.şimdi istesemde çıkmaz bu sevda yüreğimden biliyorum ama ben gene güçlü gene duygularını çok iyi gizleyen biri gibi sana karşı rolümü oynamaya devam ediyorum.

Sohbet